Ekim ve gübreleme makineleri 2034’e kadar 202,9 milyar USD’yi aşacak. Yapay zekâ ile VRT, sensör ve otonomi birleşince maliyet düşer, verim artar.

Yapay Zekâ ile Ekim ve Gübrelemede Akıllı Makine Dönemi
Ekim penceresi kaçarsa, sezonun geri kalanı çoğu zaman “zararı azaltma” mesaisine döner. Türkiye’de de son yıllarda bunu sık yaşıyoruz: kısa süreli şiddetli yağışlar, araya giren sıcak dalgaları, iş gücü bulmanın zorlaşması ve girdi maliyetlerinin baskısı… Tam bu noktada, ekim ve gübreleme makineleri pazarının 2034’e kadar 202,9 milyar USD’yi aşacağı öngörüsü boşuna değil. Bu büyüme, tarımda mekanizasyondan akıllı mekanizasyona geçişin hızlandığını gösteriyor.
Bu yazı, “Tarım ve Akıllı Tarım Teknolojilerinde Yapay Zekâ” serimizin bir parçası. Benim yaklaşımım net: Ekim ve gübrelemede verimi artırmanın yolu sadece daha büyük makine almak değil; doğru veriyi doğru karar algoritmasıyla sahaya indirmek. Yani GPS/VRT gibi hassas tarım donanımı artık başlangıç; asıl farkı yaratan katman, yapay zekânın (YZ) bu makineleri saha koşullarına göre yöneten “akıllı kontrol” yeteneği.
Ekim ve gübrelemede büyümenin arkasındaki gerçek neden
Ekim ve gübreleme makineleri pazarı büyüyor çünkü tarımın temel denklemi değişti: daha az kaynakla daha istikrarlı üretim gerekiyor. Üstelik bu sadece büyük işletmelerin meselesi değil; küçük ve orta ölçekli çiftlikler de “israfı azaltma” baskısını aynı şekilde hissediyor.
Bu büyümeyi üç ana itici güç açıklıyor:
- Hassas tarım talebi: Tohumu ve gübreyi homojen değil, ihtiyaca göre uygulama.
- İş gücü daralması: Ekim-gübreleme gibi zaman kritik operasyonlarda insan bağımlılığını azaltma.
- İklim oynaklığı: Yağış ve sıcaklık desenleri değiştikçe kararların daha hızlı ve veri temelli verilmesi.
Burada kritik bir cümle var: Hassas tarım ekipmanı tek başına “akıllı tarım” değildir; akıllı tarım, ekipmanın karar kalitesidir. YZ tam da bu noktada devreye giriyor.
Hassas tarım donanımı standart oldu: YZ farkı nerede yaratıyor?
GPS yönlendirme, değişken oranlı uygulama (VRT) ve gerçek zamanlı haritalama artık hızla “beklenen özellik” haline geliyor. YZ ise bu özellikleri dinamik hale getiriyor: makineyi sabit reçetelerle değil, değişen koşullarla yönetiyor.
Statik reçeteden dinamik reçeteye geçiş
Birçok işletmede VRT hâlâ şöyle çalışıyor: sezon başında bir reçete hazırlanıyor, ekim ve gübreleme buna göre yapılıyor. Sorun şu: sezon başında kurduğun plan, 10 gün sonra gelen yağışla veya beklenmedik sıcakla geçerliliğini yitirebiliyor.
YZ tabanlı yaklaşımda reçete “canlı” olur. Sistem;
- toprak nemi,
- kısa vadeli hava tahmini,
- bitkinin gelişim durumu,
- geçmiş verim haritaları,
- saha sensörleri ve makine telemetrisi
gibi verilerle uygulama kararını günceller.
“VRT, doğru yerde doğru miktar demek. YZ ise doğru zamanda doğru miktar demek.”
Ekim kalitesini YZ ile ölçmek: derinlik, sıra aralığı, çıkış
Ekimde küçük sapmaların büyük faturası olur. Birkaç milimetrelik derinlik farkı bile çıkışı geciktirebilir; gecikme verimde domino etkisi yaratır. YZ, makineden gelen sensör verilerini analiz ederek ekim kalitesi skorları üretebilir:
- Tohum derinliği tutarlılığı
- Sıra üstü mesafe varyasyonu
- Atlanan/çiftlenen tohum olasılığı
- Toprak-tane teması riski (kaba bir “çıkış başarısı” tahmini)
Bu skorlar operatöre “şu an performans düşüyor” diye uyarı verir; daha da iyisi, bazı ayarları otomatik optimize eder.
Gübrelemede YZ: maliyeti düşürmenin en hızlı yolu
Gübre, 2025’in son çeyreğinde bile pek çok işletme için en büyük maliyet kalemlerinden biri olmaya devam ediyor. Bu yüzden gübrelemede YZ’nin faydası soyut değil, doğrudan bütçeye yansır.
Azaltmak değil, hedeflemek
Yanlış anlaşılan bir konu var: YZ’nin amacı “her zaman daha az gübre” değildir. Amaç, bitkinin ihtiyacı kadarını doğru yere koymaktır.
YZ ile gübreleme optimizasyonu şu tür kararlarda çok iyi çalışır:
- Parselin farklı bölgelerinde azot ihtiyacını sınıflandırma
- Yağış beklentisine göre uygulama zamanlaması (yıkanma riskini azaltma)
- Toprak organik madde ve tekstüre göre doz aralığı önerme
- Makine hızına ve tarladaki eğime göre dağılım hatasını telafi etme
Dron ve değişken oranlı uygulama: “gösterişli” değil, pratik
Dronla gübre dağıtımı her senaryo için uygun değil; ama küçük parseller, erişimi zor alanlar veya lokal eksikliklerin hızlı giderilmesinde güçlü bir araç. YZ, drone görüntüsü + saha verisiyle “nerede müdahale gerekli” kararını hızlandırır.
Benim gözlemim şu: Dronun asıl faydası dağıtım kapasitesinden çok hızlı teşhis ve nokta müdahalesi kabiliyetinde.
İş gücü sorunu büyürken otomasyon “lüks” değil
Kırsaldan kente göç, yaşlanan çiftçi profili ve sezonluk işçilik maliyetleri birçok bölgede ekim ve gübrelemeyi planlamayı zorlaştırıyor. Makineleşme bu boşluğu dolduruyor; YZ ise makineleşmeyi “operatör bağımlılığı düşük” hale getiriyor.
Otonomi seviyeleri: Bugün ne gerçekçi?
Tam otonom filo fikri konuşuluyor, evet. Fakat bugünden yarına her işletmenin otonom traktörle çalışacağını düşünmek gerçekçi değil. Daha uygulanabilir yol, kademeli otonomi:
- Operatör destekli otomasyon: Otomatik dümenleme + sıra başı dönüş asistanı
- Görev otomasyonu: Belirli görevlerde (ör. gübre serpme) yarı otonom çalışma
- Filo yönetimi: Bir operatörün birden fazla makineyi izlemesi
Bu kademeli geçişte YZ’nin rolü, güvenlik ve karar kalitesini artırmak: engel algılama, rota optimizasyonu, arıza tahmini.
Arıza tahmini: Ekim penceresinde bir saat bile kritiktir
Ekim döneminde makinenin durması “yarın bakarız” konusu olmaz. IoT sensörleriyle toplanan titreşim, sıcaklık, hidrolik basınç gibi veriler YZ ile analiz edilerek öngörücü bakım yapılabilir.
Bu yaklaşımın değer önerisi basit:
- Daha az plansız duruş
- Daha düşük bakım maliyeti
- Daha iyi operasyon planlama
Türkiye’de uygulanabilir yol haritası: 90 günde başlanacak işler
Hassas tarım ve YZ projeleri bazen “büyük dönüşüm” gibi anlatılıyor. Oysa doğru kurgu ile 90 günde ölçülebilir sonuç almak mümkün.
1) Veri temelini kurun (hafta 1-4)
YZ iyi niyetle çalışmaz; veriye ihtiyaç duyar. Başlangıç paketi:
- Parsel sınırları ve ürün deseni
- Geçmiş verim haritası (varsa)
- Toprak analizi (en azından zon bazlı)
- Makine operasyon kayıtları (hız, uygulama miktarı, çalışma süresi)
2) “Tek operasyon” hedefi seçin (hafta 5-8)
Her şeyi aynı anda yapmak yerine tek bir noktayı seçin:
- Ekimde derinlik/sıra tutarlılığı
- Azotta değişken oran
- Serpmede dağılım kalibrasyonu
Tek operasyonu iyileştirmek, hem ekipte güven oluşturur hem de yatırımın geri dönüşünü netleştirir.
3) Basit bir YZ kullanım senaryosu ile pilot yapın (hafta 9-12)
Örnek pilotlar:
- Azot doz önerisi: Toprak analizi + verim geçmişi ile zon bazlı doz aralığı
- Ekim kalite uyarısı: Makine sensörü + operatör ekranında anlık kalite skoru
- Arıza tahmini: Kritik parçalar için bakım eşiği ve uyarı sistemi
Pilot sonunda arayacağınız metrikler:
- Dekar başına gübre tüketimi
- Ekim hızı ve yeniden iş (rework) oranı
- Yakıt tüketimi
- Operasyon süresi (hektar/saat)
“Makine hizmeti” modeli ve abonelikler: 2026’da daha çok göreceğiz
Dünyada hızlanan bir eğilim var: makineyi satın almak yerine hizmet olarak makine yaklaşımı. Türkiye’de de özellikle maliyetlerin oynak olduğu dönemlerde bu model ilgi çekiyor.
Bu model YZ ile birleşince daha mantıklı hale geliyor; çünkü abonelik paketine şunlar dahil olabiliyor:
- Sezonluk kullanım
- Uzaktan izleme ve performans raporu
- Reçete optimizasyonu
- Bakım/servis SLA’leri
Ben bu eğilimi olumlu buluyorum: doğru kurgulanırsa küçük işletmelerin de hassas tarım teknolojilerine erişimini artırır.
Sık sorulan iki soru (sahadan)
YZ için internet şart mı?
Sürekli internet şart değil. Kritik olan, makinenin sahada çalışırken temel fonksiyonları offline sürdürebilmesi ve verinin daha sonra senkronize edilmesi. Ancak canlı hava verisi ve uzaktan izleme için bağlantı avantaj sağlar.
Küçük parselde VRT/YZ mantıklı mı?
Eğer parsel içinde belirgin heterojenlik (toprak farklılığı, eğim, su tutma farkı) varsa küçük parselde de mantıklıdır. Mantıksız olan, heterojenliği ölçmeden “küçük diye gerek yok” demek.
Ekim ve gübrelemede akıllı makine dönemi: Sıradaki adım sizin
Ekim ve gübreleme makineleri pazarının 2034’e kadar 202,9 milyar USD’yi aşacağı beklentisi, üreticilerin “daha akıllı saha operasyonu” ihtiyacını net biçimde gösteriyor. Bu büyüme, sadece daha çok metal ve daha büyük motor demek değil; daha çok sensör, daha çok veri ve daha iyi karar demek.
Serimizin ana fikrine geri dönelim: Yapay zekâ; ürün verim tahmini, hastalık tespiti ve sulama optimizasyonu kadar ekim ve gübreleme optimizasyonunda da doğrudan etki yaratır. Benim tavsiyem, 2026 sezonu planına şu cümleyi eklemeniz: “Bu yıl bir parselde, bir operasyonu YZ ile ölçüp iyileştireceğiz.”
Sizce sizin işletmenizde en büyük kayıp nerede: ekim kalitesi mi, gübre israfı mı, yoksa ekim penceresinde yaşanan duruşlar mı?